time out - Türkçe İngilizce Sözlük

time out

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"time out" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 11 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
time out i. zaman aşımı
This is due to the servers being busy or the web browser timing out.
Bunun nedeni sunucuların meşgul olması veya web tarayıcısının zaman aşımına uğramasıdır.

More Sentences
Teknik
time out i. zaman aşımı
This is due to the servers being busy or the web browser timing out.
Bunun nedeni sunucuların meşgul olması veya web tarayıcısının zaman aşımına uğramasıdır.

More Sentences
Bilişim
time out i. zaman aşımı
This is due to the servers being busy or the web browser timing out.
Bunun nedeni sunucuların meşgul olması veya web tarayıcısının zaman aşımına uğramasıdır.

More Sentences
Telekom
time out i. zaman aşımı
This is due to the servers being busy or the web browser timing out.
Bunun nedeni sunucuların meşgul olması veya web tarayıcısının zaman aşımına uğramasıdır.

More Sentences
Genel
time out i. zaman dışı
time out i. mola
Öbek Fiiller
time out f. birinin çıkış/gidiş/ayrılış saatini kaydetmek
Eğitim
time out i. yaramaz çocuğa ceza olarak verilen sessizlik molası
Spor
time out i. oyun dışı zaman
Voleybol
time out i. mola
time out expr. taym aut

"time out" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 128 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
time-out i. zaman aşımı
Genel
time out of mind i. öteden beri
time out of mind i. eskiden beri
time-out i. ara
time-out i. mola
out of school time i. okul dışı zaman
run out of time f. birinin vakti kalmamak
(time) run out f. süre dolmak
take time out of one's busy schedule f. yoğun programından belirli bir süre ayırmak
take a time-out f. mola vermek
out of time s. tempoya aykırı
out of time s. temposuz
out of one's time expr. çıraklık süresi dışında
out of time expr. yanlış zamanda
out of time expr. zamansız
out of one's time expr. reşit olunmayan dönemin ötesinde
out of one's time expr. stajyerlik dönemi dışında
out of time expr. uyumsuz
out of time expr. ahenksiz
out of time expr. huysuz
out of time expr. huzursuz
Öbek Fiiller
time someone out f. birinin çıkış/gidiş/ayrılış saatini kaydetmek
İfadeler
the time is out of joint expr. dünyanın çivisi çıkmış
Konuşma Dili
time is running out expr. zaman tükeniyor
time (out)! exclam. bir dakika sus/susun!
Deyim
run out of time f. zamanı tükenmek
run out of time f. zamanı kalmamak
run out of time f. zamanı bitmek
take time out f. ara vermek
dance out of time f. dansa ayak uyduramamak
dance out of time f. ayak uyduramamak
get out of time (with someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) zamanlamayı tutturamamak
get out of time f. zamanlamayı tutturamamak
get out of time (with someone or something) f. tempoya uyum sağlayamamak
get out of time f. uyumu/senkronu kaybetmek
get out of time f. ayak uyduramamak
get out of time f. zamanlamaya ayak uyduramamak
get out of time (with someone or something) f. temponun/ritmin dışına çıkmak
get out of time (with someone or something) f. ritme/tempoya ayak uyduramamak
get out of time f. (birine/bir şeye) uyum sağlayamamak
get out of time (with someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) senkronu kaybetmek
get out of time f. zamanlamanın dışına çıkmak
get out of time f. senkronun dışına çıkmak
get out of time f. (birine/bir şeye) ayak uyduramamak
get out of time (with someone or something) f. ritme uyum sağlayamamak
get out of time (with someone or something) f. tempoyu/ritmi tutturamamak
get out of time (with someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) senkronu tutturamamak
get out of time f. uyum sağlayamamak
get out of time (with someone or something) f. (birine/bir şeye) uyum sağlayamamak
march out of time f. senkronu kaçırmak
march out of time (with someone or something) f. (birinden/bir şeyden) farklı davranmak
march out of time (with someone or something) f. (birine/bir şeye) göre hareket etmemek
march out of time (with someone or something) f. (birine/bir şeye) uymamak
march out of time (with someone or something) f. (birine/bir şeye) uymayı reddetmek
march out of time f. ritmini tutturamamak
march out of time (with someone or something) f. (birinin/bir şeyin) adımlarını kaçırmak
march out of time (with someone or something) f. (birine/bir şeye) ayak uydurmayı reddetmek
march out of time (with someone or something) f. (birine/bir şeye) göre hareket etmeyi reddetmek
march out of time f. ayak uyduramamak
march out of time (with someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) uyumlu olmamak
march out of time (with someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) senkronu kaçırmak
march out of time (with someone or something) f. (birine/bir şeye) aykırı hareket etmek
march out of time (with someone or something) f. (birinin/bir şeyin) ritmini kaçırmak
march out of time f. ritmini kaçırmak
march out of time (with someone or something) f. (birinin/bir şeyin) zamanlamasını tutturamamak
march out of time (with someone or something) f. (birinin/bir şeyin) ritmini tutturamamak
march out of time (with someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) senkronize olamamak
march out of time f. senkronize olamamak
march out of time (with someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) uyumlu olmayı reddetmek
march out of time f. ritmini yakalayamamak
march out of time (with someone or something) f. (birinin/bir şeyin) zamanlamasını kaçırmak
march out of time f. zamanlamasını tutturamamak
march out of time f. zamanlamasını kaçırmak
march out of time (with someone or something) f. (birinin/bir şeyin) dışında hareket etmek
march out of time f. ritminin dışına çıkmak
march out of time (with someone or something) f. (birinin/bir şeyin) ritminin dışına çıkmak
march out of time (with someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) uyumsuz olmak
march out of time (with someone or something) f. (birine/bir şeye) ayak uyduramamak
march out of time (with someone or something) f. (birinin/bir şeyin) ritmini yakalayamamak
march out of time f. adımlarını kaçırmak
the sands (of time) are running out expr. vakit azalıyor
the sands (of time) are running out expr. zaman daralıyor
the sands (of time) are running out expr. az kaldı
the sands (of time) are running out expr. süre bitmek üzere
since time out of mind expr. eskiden beri
since time out of mind expr. çok eskiden beri
since time out of mind expr. fi tarihinden beri
since time out of mind expr. öteden beri
since time out of mind expr. çok eski zamanlardan beri
out of time (with someone or something) expr. (birinin/bir şeyin) ritmine uyum sağlayamayan
out of time (with someone or something) expr. (birinin/bir şeyin) ritmine/temposuna ayak uyduramayan
out of time (with someone or something) expr. (biriyle/bir şeyle) zamanlamayı tutturamayan
out of time (with someone or something) expr. (biriyle/bir şeyle) aynı tempoda/ritimde ilerleyemeyen
out of time (with someone or something) expr. (birinin/bir şeyin) temposuna uyum sağlayamayan
out of time (with someone or something) expr. (birinin/bir şeyin) ritmini/temposunu takip edemeyen
out of time (with someone or something) expr. (biriyle/bir şeyle) senkronu tutturamayan
out of time (with someone or something) expr. (birinin/bir şeyin) ritmini/temposunu kaçıran
Konuşma
did one’s time and get out f. cezasını çekip çıkmak
we are running out of time expr. fazla zamanımız kalmadı
we're running out of time expr. zamanımız tükeniyor
we're running out of time expr. vaktimiz tükeniyor
we're running out of time expr. vaktimiz azalıyor
we're running out of time expr. zamanımız azalıyor
thank you for taking time out of your busy schedule expr. bu kadar yoğunluğunuz arasında vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederiz
thank you for taking time out of your busy schedule expr. bu kadar işinizin arasında/sıkışık zamanınızda bana zaman ayırdığınız için teşekkür ederim
we are running out of time expr. zamanımız daralıyor
we are running out of time expr. zamanımız azalıyor
we are running out of time expr. zaman daralıyor
time is running out expr. zaman daralıyor
we are running out of time expr. zaman azalıyor
time is running out expr. zaman azalıyor
I'm running out of time expr. zamanım tükeniyor
Ticaret/Ekonomi
out of time s. vadesi geçmiş
Teknik
out of service time i. hizmet dışı zaman
Bilgisayar
scsi time out i. scsi süre aşımı
out of service time i. hizmet dışı zaman
cache time-out i. önbellek zaman aşımı
bus time-out i. veri yolu zaman aşımı
Bilişim
receive time-out i. alışta zaman aşımı
Telekom
out-of-frame-alignment time i. çerçeve dışı hizalama zamanı
Elektrik
time lag cut-out i. etkisi geciktirilmiş röle
Medikal
lock-out time i. kilitli kalma süresi
Psikoloji
time out from reinforcement i. pekiştirmeye ara verme
Spor
time-out i. oyun sırasında özel bir nedenle verilen mola
request time out f. mola istemek
Voleybol
tactical time-out i. taktik mola
technical time-out i. teknik mola
İngiliz Argosu
chucking out time i. barın kapattığı ve müşterileri dışarı çıkardığı saat